Warning: Table './herseyonu_dr/watchdog' is marked as crashed and should be repaired query: INSERT INTO watchdog (uid, type, message, variables, severity, link, location, referer, hostname, timestamp) VALUES (0, 'php', '%message in %file on line %line.', 'a:4:{s:6:\"%error\";s:12:\"user warning\";s:8:\"%message\";s:505:\"Table './herseyonu_dr/watchdog' is marked as crashed and should be repaired\nquery: INSERT INTO watchdog\n (uid, type, message, variables, severity, link, location, referer, hostname, timestamp)\n VALUES\n (0, 'emfield', '!error', 'a:1:{s:6:\\"!error\\";s:58:\\"Could not connect to vimeo to request XML: HTTP error 301.\\";}', 4, '', 'http://www.herseyonuanlatiyor.com/', '', '82.80.59.249', 1521958838)\";s:5:\"%file\";s:8 in /home/herseyonu/domains/herseyonuanlatiyor.com/public_html/includes/database.mysqli.inc on line 134 Warning: Table './herseyonu_dr/watchdog' is marked as crashed and should be repaired query: INSERT INTO watchdog (uid, type, message, variables, severity, link, location, referer, hostname, timestamp) VALUES (0, 'php', '%message in %file on line %line.', 'a:4:{s:6:\"%error\";s:12:\"user warning\";s:8:\"%message\";s:505:\"Table './herseyonu_dr/watchdog' is marked as crashed and should be repaired\nquery: INSERT INTO watchdog\n (uid, type, message, variables, severity, link, location, referer, hostname, timestamp)\n VALUES\n (0, 'emfield', '!error', 'a:1:{s:6:\\"!error\\";s:58:\\"Could not connect to vimeo to request XML: HTTP error 301.\\";}', 4, '', 'http://www.herseyonuanlatiyor.com/', '', '82.80.59.249', 1521958840)\";s:5:\"%file\";s:8 in /home/herseyonu/domains/herseyonuanlatiyor.com/public_html/includes/database.mysqli.inc on line 134 Warning: Table './herseyonu_dr/watchdog' is marked as crashed and should be repaired query: INSERT INTO watchdog (uid, type, message, variables, severity, link, location, referer, hostname, timestamp) VALUES (0, 'php', '%message in %file on line %line.', 'a:4:{s:6:\"%error\";s:12:\"user warning\";s:8:\"%message\";s:505:\"Table './herseyonu_dr/watchdog' is marked as crashed and should be repaired\nquery: INSERT INTO watchdog\n (uid, type, message, variables, severity, link, location, referer, hostname, timestamp)\n VALUES\n (0, 'emfield', '!error', 'a:1:{s:6:\\"!error\\";s:58:\\"Could not connect to vimeo to request XML: HTTP error 301.\\";}', 4, '', 'http://www.herseyonuanlatiyor.com/', '', '82.80.59.249', 1521958842)\";s:5:\"%file\";s:8 in /home/herseyonu/domains/herseyonuanlatiyor.com/public_html/includes/database.mysqli.inc on line 134 Peygamber Efendimizin Sıkıntılı Anlarda Yaptığı Dualar

Peygamber Efendimizin Sıkıntılı Anlarda Yaptığı Dualar

İnsan hayatında hastalık, kaygı, borç, yalnızlık, kayıp ve belirsizlik gibi zorlayıcı dönemler bulunabilir. Böyle zamanlarda mümin, imkânlarını kullanırken kalbini Allah’a bağlar. Dua, yalnızca bir isteği dile getirmek değil; kulun aczini kabul ederek Rabbine yönelmesi, O’ndan yardım ve sabır dilemesidir.

Peygamber Efendimiz’in sıkıntılı anlarda yaptığı dualar, müminler için güçlü bir manevi rehberlik sunar. Bu dualarda kalbin huzuru, günahların bağışlanması, korkudan emin olma, borçtan kurtulma ve Allah’ın rahmetine sığınma gibi anlamlar öne çıkar. Resûlullah’ın sünnetinden gelen bu niyazlar, anlamları düşünülerek ve samimi bir kalple okunmalıdır.

Sıkıntı karşısında duanın yeri

Kur’an-ı Kerîm’de insanın darlık ve çaresizlik anlarında Allah’a yönelmesi teşvik edilir. Dua eden kişi, bütün kapıların kapandığını düşündüğü bir anda bile Allah’ın kudretinin sınırsız olduğunu hatırlar. Bu yöneliş, olayları hemen değiştirmese de kalbe dayanma gücü ve teslimiyet kazandırır.

Resûlullah, hayatı boyunca farklı imtihanlarla karşılaşmış; Taif’te, savaşlarda, hastalık ve vefat zamanlarında ümmetine sabır, tevekkül ve dua örnekleri göstermiştir. Onun duaları, sıkıntıyı inkâr etmeyi değil, sıkıntı içinde Allah’ın yardımını aramayı öğretir. Mümin, derdini Rabbine arz ederken ümitsizliğe düşmez ve sonucu Allah’ın hikmetine bırakır.

Duanın kabulü, her zaman istenen şeyin aynı biçimde gerçekleşmesi anlamına gelmez. Allah bazen kulun talebini verir, bazen bir zararı uzaklaştırır, bazen de duayı ahiret için sevap olarak saklar. Bu sebeple dua, aceleci bir beklentiyle değil, güven ve kulluk şuuruyla yapılmalıdır.

Keder ve endişeden Allah’a sığınma

Peygamber Efendimizin sıkıntılı anlarda okuduğu dualardan biri, kalbi kuşatan üzüntü ve kaygıya karşı yapılan şu niyazdır:

“Allahümme innî eûzü bike minel-hemmi vel-hazen, ve eûzü bike minel-aczi vel-kesel, ve eûzü bike minel-cübni vel-buhl, ve eûzü bike min galebetid-deyni ve kahrir-ricâl.”

Anlamı şöyledir: “Allah’ım! Tasadan ve kederden, acizlikten ve tembellikten, korkaklıktan ve cimrilikten, borcun ağırlığından ve insanların baskısı altında kalmaktan Sana sığınırım.” Bu dua, Buhârî’de yer alan sahih rivayetlerle nakledilmiştir.

Duanın dikkat çeken yönü, sıkıntının yalnızca dış şartlardan kaynaklanmadığını göstermesidir. Kaygı, tembellik, korku, cimrilik ve borç gibi insanın iç dünyasını ve sosyal hayatını etkileyen durumların tamamı Allah’a arz edilir. Mümin bu duayı okurken hem manevi hem de maddi sorumluluklarını gözden geçirmeli, borcunu ödemek ve sorununu çözmek için meşru çaba göstermelidir.

Hz. Yûnus’un duasıyla kurtuluş aramak

Kur’an-ı Kerîm, Hz. Yûnus’un karanlıklar içindeki duasını müminler için ibret ve müjde olarak aktarır: “Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn.” Bu dua, “Senden başka ilâh yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum.” anlamına gelir.

Hz. Yûnus, balığın karnında, denizin karanlığında ve gecenin sessizliğinde Allah’a yönelmiştir. Duasında önce tevhidi ifade etmiş, Allah’ı noksanlıklardan tenzih etmiş, ardından kendi kusurunu itiraf etmiştir. Bu sıralama, sıkıntı anında kalbin nasıl toparlanacağına dair önemli bir ölçüdür: Önce Allah’ın kudreti hatırlanır, sonra kul kendi aczini ve hatasını kabul eder.

Resûlullah, bu dua ile Allah’a yalvaran kimsenin duasının kabul edileceğini bildirmiştir. Bu nedenle “Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn” duası, daralan gönüller için okunabilecek en anlamlı zikirlerden biridir. Ancak onu yalnızca belirli sayılara bağlamak yerine, manasını hissederek ve samimi bir tövbeyle okumak daha güzeldir.

Zorluklar karşısında tevekkül

Kur’an’da geçen “Hasbiyallahu ve ni‘mel-vekîl” sözü, “Allah bana yeter; O ne güzel vekildir” anlamına gelir. Mümin, sebeplere başvurduktan sonra neticeyi Allah’a emanet ederken bu zikri söyleyebilir. Bu ifade, sorumluluktan kaçmayı değil, insan gücünün sınırlı olduğunu bilerek Allah’ın yardımına güvenmeyi anlatır.

Uhud Savaşı sonrasında müminlerin tehdit edildiği bir dönemde, “Hasbünallahu ve ni‘mel-vekîl” diyerek imanlarının arttığı Kur’an’da bildirilir. Sıkıntı anında bu zikri söylemek, korkunun kalbi yönetmesine engel olur. İnsan, kendisini koruyacak en büyük kudretin Allah olduğunu hatırlar ve olayların görünen yüzünün ötesinde ilahî takdirin bulunduğunu düşünür.

Tevekkül, tedbiri bırakmak değildir. Hastalıkta doktora başvurmak, borçta ödeme planı yapmak, haksızlık karşısında meşru yolları aramak ve aileden veya güvenilir kişilerden destek almak tevekkülle çelişmez. Dua ile gayret birlikte yürütüldüğünde kul, hem kulluk görevini yerine getirir hem de elinden geleni yapmış olur.

Sabır, ferahlık ve kolaylık dilemek

Zor bir işe başlarken veya içinden çıkılması güç bir durumla karşılaşırken “Allahümme lâ sehle illâ mâ cealtahû sehlen, ve ente tec‘alül-hazne izâ şi’te sehlen” duası okunabilir. Anlamı, “Allah’ım! Senin kolaylaştırdığından başka kolay yoktur. Dilersen zoru da kolaylaştırırsın.” şeklindedir.

Bu dua, insanın kendi gücüne aşırı güvenmesini önler. Bir imtihan, görüşme, yolculuk, ameliyat, önemli karar veya yoğun bir sorumluluk öncesinde okunarak Allah’tan kolaylık istenebilir. Burada amaç, çalışmadan sonuç beklemek değil; gayret ederken başarıyı Allah’ın lütfu olarak bilmektir.

Sabır da yalnızca beklemek anlamına gelmez. Sabır, haramdan uzak durmak, doğruyu savunmak, ibadeti sürdürmek ve öfke anında ölçüyü korumaktır. Kur’an’da sabredenlerle Allah’ın beraber olduğu bildirilir. Bu sebeple sıkıntı anlarında dua ile birlikte namaz, istiğfar, Kur’an tilaveti ve helal çaba da devam ettirilmelidir.

Hastalık ve ağır imtihan zamanlarında

Hastalık, insanın bedenini yorduğu kadar ruhunu da etkileyebilir. Peygamber Efendimiz hastaları ziyaret etmiş, onlara dua etmiş ve şifanın Allah’tan olduğunu öğretmiştir. Hastalık sırasında okunabilecek dualardan biri şöyledir: “Allahümme Rabben-nâsi, ezhibil-be’se, işfi enteş-Şâfî, lâ şifâe illâ şifâük, şifâen lâ yugâdiru sekamen.”

Anlamı: “Ey insanların Rabbi olan Allah’ım! Sıkıntıyı gider. Şifa ver; şifa veren Sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Öyle bir şifa ver ki hastalık bırakmasın.” Bu dua, şifa arayan kişinin kalbini Allah’a bağlar. Tıbbi tedaviye başvurmak sünnete ve akla uygundur; dua ise tedavinin manevi yönünü güçlendirir.

Ağır hastalık veya ölüm korkusu yaşayan kişi, Allah’ın rahmetini hatırlamalıdır. Hastalık, her zaman bir ceza olarak değerlendirilmemeli; sabır, günahlara kefaret ve manevi yükseliş vesilesi olabileceği de düşünülmelidir. Bununla birlikte hasta kişiye baskı yapılmamalı, sürekli nasihat etmek yerine şefkat, güzel söz ve güven duygusu verilmelidir.

Borç, çaresizlik ve insanların baskısı

Borç, kişinin zihnini sürekli meşgul eden ve aile hayatını etkileyebilen ciddi bir sıkıntıdır. Resûlullah’ın borçtan Allah’a sığınması, bu meselenin yalnızca ekonomik değil, manevi ve ahlaki bir tarafının da bulunduğunu gösterir. Borçlanan kimse, ödeme niyetini korumalı, imkânlarını düzenlemeli ve gereksiz harcamalardan kaçınmalıdır.

Borç ve baskı karşısında daha önce geçen “Allahümme innî eûzü bike minel-hemmi vel-hazen...” duası okunabilir. Ayrıca şu dua da rivayetlerde yer alır: “Allahümme innî eûzü bike minel-ma’semi vel-mağrem.” Anlamı, “Allah’ım! Günaha düşmekten ve borca girmekten Sana sığınırım.” şeklindedir.

Dua ederken başkalarının hakkını gözetmek büyük önem taşır. Borcu ertelemek için sürekli mazeret üretmek, alacaklıyı oyalamak veya yeni borçlarla eski borcu kapatmak çözüm değildir. Allah’tan yardım isteyen kişi, kul hakkından sakınmalı, borcunu ödeme konusunda dürüst davranmalı ve gerekiyorsa güvenilir kimselerden destek almalıdır.

Günlük hayatta uygulanabilecek dua ve zikirler

Peygamber Efendimizin sünnetinde dua, yalnızca büyük felaketlere mahsus değildir. Gündelik endişeler, aile meseleleri, iş hayatı, eğitim, yolculuk ve karar anları da Allah’a arz edilebilir. Kısa fakat anlamlı zikirleri günlük hayata yerleştirmek, kalbin Allah’ı hatırlamasını kolaylaştırır.

Dua ederken Arapça metin bilinmiyorsa Türkçe anlamıyla Allah’a yalvarmak da mümkündür. Arapça dualar okunurken telaffuza dikkat edilmeli, fakat mükemmel okuyamama endişesi ibadete engel yapılmamalıdır. Asıl olan samimiyet, helal kazanç, tövbe ve duanın gerektirdiği güzel davranışlardır.

Sıkıntılı zamanlarda okunabilecek temel dualar ve zikirler şunlardır:

  • “Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn”: Tevhid, tövbe ve kurtuluş duasıdır.
  • “Hasbiyallahu ve ni‘mel-vekîl”: Korku ve belirsizlik anında Allah’a güvenmeyi ifade eder.
  • “Allahümme innî eûzü bike minel-hemmi vel-hazen”: Kaygı, keder, acizlik ve borçtan Allah’a sığınmadır.
  • “Allahümme lâ sehle illâ mâ cealtahû sehlen”: Zor işlerin kolaylaşması için okunur.
  • “Rabbi innî messeniyed-durru ve ente erhamür-râhimîn”: Hz. Eyyûb’un sabır ve rahmet niyazını hatırlatır.
  • “Rabbişrah lî sadrî ve yessir lî emrî”: Gönlün genişlemesi ve işlerin kolaylaşması için Hz. Mûsâ’nın duasıdır.

Bu zikirler okunurken dua adabına dikkat etmek faydalıdır. Abdestli olmak güzel olmakla birlikte dua için şart değildir. Kıbleye yönelmek, Allah’a hamd etmek, Peygamber Efendimize salavat getirmek, samimi tövbe etmek ve duayı aceleyle kesmemek duanın manevî derinliğini artırır.

Sıkıntı anında sünnet dualarını hayatımıza taşıyalım; fakat onları yalnızca darda kaldığımızda hatırlamayalım. Sabah ve akşam kısa bir dua vakti ayırmak, Kur’an’dan anlamını bildiğimiz ayetleri okumak ve aile içinde dua kültürünü yaşatmak kalplere huzur verir. Allah’tan yardım isterken doğruluk, sabır ve güzel ahlâk üzere gayret etmeyi de sürdürelim.

Tamamlanan Eserlerimiz


  • Esma - GiriЕџ
  • Allah(c.c.)
  • Er- Rahman
  • Er-Rahim
  • El-Melik
  • El-KuddГјs
  • El-MГј'min
  • Es-Selam
  • El-MГјheymin
  • El-Aziz
  • El-Cebbar
  • El-MГјtekebbir
  • El-HalД±k
  • El-Bari
  • El-Musavvir
  • El-Gaffar
  • El-Kahhar
  • El-Vehhab
  • Er-Rezzak
  • El-Fettah
  • El-Alim
  • El-BГўsД±t
  • El-KГўbД±d
  • El-HГўfid
  • Er-RГўfi
  • El-Muiz
  • El-Muzil
  • El- Hakem
  • Es-Semi
  • El- Basir
  • El- Adl
  • El- Latif
  • El- Habir
  • El- Halim
  • El- Azim
  • El-Gafur
  • EЕџ- ЕћekГ»r